Sürgün hükümeti, Çin’in BM’deki duruşunun Doğu Türkistan’da belgelenen dini kısıtlamalarla çeliştiğini belirtiyor.
WASHINGTON — Pekin’in “Şincan (Yeni Bölge)” olarak adlandırdığı Doğu Türkistan, yeni bir anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti (ETGE), Çin’in Uluslararası İslamofobi ile Mücadele Günü’ne katılımını eleştirdi. Grup, Pekin’in Birleşmiş Milletler’deki tutumunun, söz konusu bölgedeki Müslüman toplumları etkileyen ve belgelenmiş olan dini uygulama kısıtlamalarıyla çeliştiğini ifade etti.
Çin, 15 Mart’ı Uluslararası İslamofobi ile Mücadele Günü olarak belirleyen kararı destekleyen 100’den fazla BM üye devletine katıldı. Çinli temsilciler bu girişimi, dini hoşgörüyü teşvik etme çabalarının bir parçası olarak tanımladı. Devlet medyası, Çin’in yurt içi politikalarını toplumsal uyum ve istikrara katkı sunan unsurlar olarak sundu.
ETGE, resmi beyanların belgelenmiş kısıtlamalarla çeliştiğini söylüyor ETGE, Çin’in açıklamalarının uluslararası araştırmacıların ve hak örgütlerinin bulgularıyla tutarsız olduğunu belirtti. Söz konusu bulgular, Doğu Türkistan’daki dini ifade kısıtlamalarını belgelemektedir. Grup; cami kapatmaları, yıkımlar, dini eğitim üzerindeki sınırlar ve Müslüman nüfusu hedef alan gözetim önlemlerini anlatan raporlara atıfta bulundu.
ETGE yaptığı açıklamada, “Çin’in İslamofobi konusundaki uluslararası girişimlere katılımı, Müslüman toplumlara yönelik yurt içi politikalarıyla tezat oluşturmaktadır,” ifadelerini kullandı.
Dahası, cami yıkımlarının ve gözaltıların ölçeğine ilişkin tahminler kaynaklar arasında farklılık göstermektedir. Araştırma kurumları ve medya incelemeleri, dini altyapıda büyük ölçekli değişiklikler yapıldığını rapor etmiştir. Ancak, kesin rakamları bağımsız olarak doğrulamak zorluğunu korumaktadır. Doğu Türkistan içindeki erişim kısıtlamaları, saha teyidini sınırlandırmaktadır.
Sürgün grubu, daha geniş dini ve sosyal politikalara atıfta bulundu ETGE ayrıca, Uygurları ve diğer yerli Müslüman toplulukları etkileyen politikaların; aile parçalanması, nüfus kontrol önlemleri ve uzun süreli gözaltıları içerdiğini belirtti. Bu iddialar, çeşitli uluslararası araştırma kuruluşları ve insan hakları örgütleri tarafından yayınlanan bulgularla örtüşmektedir. Bu gruplar, Doğu Türkistan’daki zorlayıcı yönetim uygulamaları hakkında endişelerini dile getirmişlerdir.
Buna karşılık, Çinli yetkililer tüm suistimal iddialarını tutarlı bir şekilde reddetmektedir. Yetkililer, Doğu Türkistan’daki önlemlerin aşırıcılıkla mücadele ettiğini, yoksulluğu azalttığını ve kalkınmayı teşvik ettiğini ifade etmektedir. Mesleki eğitim programlarının ve güvenlik politikalarının ulusal hukuka uygun olduğunu savunmaktadırlar.
ETGE, Müslüman çoğunluklu devletlere Çin’in BM’deki rolünü inceleme çağrısında bulundu ETGE, hükümetleri ve uluslararası kurumları Çin’in küresel ayrımcılık karşıtı girişimlerdeki rolünü değerlendirmeye çağırdı. Bu değerlendirme için özellikle Doğu Türkistan içinde bildirilen koşullara dikkat çekti. Ek olarak grup, Müslüman çoğunluklu üye devletleri, BM’deki diplomatik pozisyonları ile sahadaki belgelenmiş gelişmeler arasındaki tutarlılığı incelemeye çağırdı.
Doğu Türkistan’daki mevcut koşulların bağımsız doğrulaması sınırlı kalmaya devam etmektedir. Yabancı gazeteciler ve gözlemciler bölge genelinde erişim kısıtlamalarıyla karşılaşmaya devam etmektedir.
The East Turkistan Post bağımsız bir haber yayınıdır. Tüm iddialar ilgili kaynaklara atfedilmiştir. Doğu Türkistan içindeki erişim kısıtlamaları, sahada bağımsız doğrulamayı sınırlamaktadır.
