Çin’in şebeke genişletme planları büyük ölçüde Doğu Türkistan’ın enerji ve sanayi üretimine dayanıyor.
Pekin’in “Şincan (Yeni Bölge)” olarak adlandırdığı Doğu Türkistan, sağlanan bilgilere ve son raporlara göre Çin’in ultra yüksek voltajlı elektrik şebekesini destekleyen enerji ve endüstriyel girdilerin önemli bir kısmını sağlamaktadır. Bu konu kritiktir çünkü şebeke, Doğu Türkistan’daki batı kaynak üssünü doğudaki endüstriyel talebe bağlamakta ve Çin’in enerji stratejisinin merkezinde yer almaktadır.
Barron’s tarafından yayınlanan yakın tarihli bir rapor, Çin’in elektrik ağını son derece gelişmiş olarak tanımlarken, yenilenebilir enerji entegrasyonundaki çözülmemiş sorunlara dikkat çekmektedir. Aynı materyalde, sistemin Doğu Türkistan ve diğer batı tedarik üslerinden ülkenin doğu şehirlerine elektrik ve gaz taşıyan uzun mesafeli iletim hatlarına bağımlı olduğu belirtilmektedir.
Doğu Türkistan kaynak üssü Sunulan materyallere göre Doğu Türkistan, Çin’in kara petrol rezervlerinin yüzde 30’undan fazlasına ve doğal gaz rezervlerinin yüzde 34’üne sahiptir. Ayrıca Doğu Türkistan’daki kömür rezervlerinin Çin’in kanıtlanmış toplam rezervinin yaklaşık yüzde 25’ini oluşturduğu ve Junggar Havzası’nın tahmini 2,19 trilyon ton kömür içerdiği belirtilmektedir.
Batı-Doğu Gaz Boru Hattı ağının yılda 92 milyar metreküp gazı Çin’in doğusundaki 120’den fazla şehre taşıdığı ifade edilmektedir. Çin devlet medyası bu projeleri ulusal enerji güvenliği için elzem olarak sunmaktadır. İnsan hakları grupları da dahil olmak üzere eleştirmenler ise bunları Doğu Türkistan’daki daha geniş kalkınma ve kontrol politikalarıyla ilişkilendirmektedir.
Şebeke genişlemesi ve yenilenebilir enerji Barron’s ve analist Damien Ma’ya dayandırılan bilgilere göre, Çin’in elektrik şebekesi yıllık olarak Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği’nin toplamından yaklaşık yüzde 40 daha fazla elektrik üretmektedir. Yaklaşık 1.000 kilovoltta çalışan ultra yüksek voltajlı hatlar elektriği batıdan doğuya taşımaktadır.
Doğu Türkistan aynı zamanda yenilenebilir enerjiyle ilgili üretimin de ana kaynağı olarak tanımlanmaktadır. Bölge, güneş panelleri için küresel polisilikonun yaklaşık yüzde 45’ini üretmekte ve Çin’in rüzgar potansiyelinin yaklaşık yüzde 15’ine sahiptir. Ayrıca, Qumul-Chongqing ±800kV UHV hattı, batı gücünün doğuya ihracatına bağlanmaktadır.
Ma’ya atfedilen bir alıntıda şöyle denilmektedir: “Çin’in şebekesi kolaylıkla dünyanın en iyi ve teknik olarak en gelişmiş şebekesidir. Ancak hala sorunlarla boğuşmaktadır: En önemlisi, devasa miktardaki yeni rüzgar ve güneş enerjisi üretiminin güvenilir bir şekilde sisteme bağlanamamış olmasıdır.”
İç reform gerilimleri State Grid, iletim ve dağıtımın yüzde 90’ından fazlasını kontrol etmekte ve 2030 yılına kadar yükseltmeler için 4 trilyon yuan (yaklaşık 574 milyar dolar) yatırım yapmayı planlamaktadır. Çinli planlamacılar daha akıllı şebeke reformları isterken, State Grid daha fazla ultra yüksek voltajlı inşaatı desteklemeye devam etmektedir.
Metne göre Pekin, 2030 yılına kadar tüketimin yüzde 70’inin arz ve talep mekanizmalarıyla fiyatlandırıldığı birleşik bir elektrik piyasası kurmayı hedeflemektedir. Reform hedefleri, devlet kurumunun büyük iletim projeleri ve iletim ücreti kontrolü tercihiyle çatışabilir.
Siyasi ve tedarik zinciri endişeleri Sağlanan materyaller, Doğu Türkistan’daki altyapının sadece elektrik taşımakla kalmadığını; aynı zamanda yüz tanıma dahil gözetim sistemlerini de desteklediğini belirtmektedir. ABD Dışişleri Bakanlığı ve diğer gözlemciler, bölgeden gelen polisilikon ve pamuk tedarik zincirlerindeki zorunlu çalıştırma bağlantıları hakkında endişelerini dile getirmiştir.
Çinli makamlar, şebeke ve ilgili altyapının kalkınma ve istikrarı teşvik ettiğini savunmaktadır. Ancak materyal, Doğu Türkistan’ı hem Çin’in enerji sisteminde hem de bu sistemin nasıl inşa edildiği ve kontrol edildiğine dair siyasi tartışmalarda kilit bir düğüm noktası olarak sunmaktadır.
The East Turkistan Post bağımsız bir haber yayınıdır. Tüm iddialar ilgili kaynaklara atfedilmiştir. Doğu Türkistan içindeki erişim kısıtlamaları, sahada bağımsız doğrulamayı sınırlamaktadır.
